crohn hastalığı

Crohn Hastalığı Nedir?

Crohn hastalığı, gastrointestinal sistemin tümünü yani ağızdan makata kadar olan tüm bölümlerini tutabilen kronik inflamatuar bir hastalıktır. Tuttuğu bölgelerde yüzeyde ülserasyonlar, tüm duvarda ise kalınlaşma ve ödem yapması nedeniyle tekrarlayan karın ağrısı ve ishal yakınmaları oluşturabilir. Hastalık alevlenme ve yatışma dönemleri ile karakterizedir. 

Hastaların %30 unda ince bağırsak, %20’sinde sadece kalın bağırsak tutulabilirken %45 inde ise her ikisi tutulur.

Çocuklarda ve değişik etnik gruplarda görülebilir.

Crohn Nasıl Oluşur?

Crohn hastalığı, gastrointestinal sistemin tümünü yani ağızdan makata kadar olan tüm bölümlerini tutabilen kronik inflamatuar bir hastalıktır. Tuttuğu bölgelerde yüzeyde ülserasyonlar, tüm duvarda ise kalınlaşma ve ödem yapması nedeniyle tekrarlayan karın ağrısı ve ishal yakınmaları oluşturabilir. Hastalık alevlenme ve yatışma dönemleri ile karakterizedir. 

Hastaların %30 unda ince bağırsak, %20’sinde sadece kalın bağırsak tutulabilirken %45 inde ise her ikisi tutulur.

Çocuklarda ve değişik etnik gruplarda görülebilir.

Crohn Hastalığı yakınma,  belirti ve bulguları nelerdir ?

Hastalarında görebileceğiniz yakınma ve bulgular şunlardır:

Genel bulgular

  • Düşük derecede ateş,
  • karın ağrısı ile beraber uzamış ishal
  • Zayıflama
  • Genel yorgunluk hali
  • Sürekli veya kramp tarzında sağ alt kadran ağrısı veya göbek etrafında ağrı, bu ağrılar dışkılama sonrasında azalabilir veya geçebilir.
  • İshal genelde kansız olur veya nadiren görülür
  • Eklem ağrıları

  • demir eksikliği anemisi,

  • Sakroileit- Bel ağrısı

kolon tutulumu

  • Yaygın karın ağrısı beraberinde mukuslu kan ve dışkıda iltihap görülebilir.
  • tuvalete koşturma

ince bağırsak tutulumu

  • malabsorbsiyon bulguları
  • ishal
  • karın ağrısı
  • kilo kaybı
  • iştahsızlık

gastroduodenal tutulum

  • iştahsızlık
  • bulantı
  • kusma

peri anal hastalık

  • bıktırıcı perirektal ağrı
  • tenezm- makatta sızlama, kasılma hissi
  • fistülden pis kokulu akıntı
  • makat bölgesinde hastalıktan veya önceki cerrahiden dolayı şekil bozukluğu yapan yara dokusu

intestinal obstrüksiyon bulguları.

  • yemek sonrası şişkinlik
  • kramp ağrıları (sağ alt kadranda)
  • karın gurultusu
  • kabızlık
  • Tıkanıklık hissi
  • intestinal obstrüksiyon bulguları antiinflamatuar ilaçlardan fayda görmez.

Fistüller

Enterovesikal fistül

  • tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları
  • idrarda hava kabarcıkları

enterovajinal fistül

  • pis kokulu dışkımsı vajinal akıntı

enterokütanöz fistul

  • ciltte dışkı benzeri akıntı, lekelenme

mezenter bölgeye fistülizasyon veya luminal mikroperforasyon

  • intra-abdominal veya retroperitoneal abse gelişebilir.

Crohn Hastalığına bağlı intestinal komplikasyonlar  nelerdir ?

Crohn hastalığının major intestinal komplikasyonları şunlardır :

Abseler

Fistüller

  • Vakaların % 20-23 de görülür.
  • enterovesikal, enterokütanöz ve rectovaginal olabilirler

Sinus traktüsleri

Barsak tıkanıklığı

Perforasyon delinme 

  • Nadirdir
  • Perforasyon sonrasında gelişen peritonit tablosu bazen yüksek doz kortikosteroid tedavısı veya immünsüpresif tedavi nedeniyle maskelenebılır.

kolon kanseri

  • Crohn hastalığında kolon kanseri riski 10 yıllık vakalarda %3 ve 30 yıllık vakalarda %8 dir.
  • kanserler low-grade displazi veya  dysplasia-associated lesion veya mass (DALM) lezyonlarından sıklıkla oluşur.
  • Sporadic adenomlar ve
    eşlik eden primer sclerozan kolanjitde risk artmıştır .
  • 8 yıldan daha uzun süredir var olan Crohn hastalığında 1 ya da 3 yılda bir tarama kolonoskopi önerilir.
  • Crohn hastalığında ince bağırsak kanser riski düşük de olsa artmıştır

Crohn Hastalığına bağlı Ekstra intestinal hastalıklar nelerdir?

Ekstra intestinal bulgular Crohn hastalığında prognostik önem taşır

kas-iskelet hastalıkları

artrit 

  • Sık görülür %9-53
  • seronegative, geçici, deformasyon bırakmaz, asimetriktir, alt ekstremitede büyük eklemleri tutar
  • Erişkinlerde aktif hastalığı olanlarda daha sık görülür .
  • daha çok diz tutulur. Tip I periferal artrit grubundadır, <5 den az eklem tutulur.

Dermatolojik hastalıklar

Vakaların  %2-34 ünde görülür.

erythema nodosum

  • en sık görülen cilt bulgusu Crohn hastalığında ülseratif kolitten daha çok görülür.
  • Eritema nodozum vakalarının %75 inde artrit gelişir .
  • erythema nodosum  kızarık kabarık genelde bacağın ön yüzünde hassas nodüller olarak görülür .

pyoderma gangrenosum

  • Nadir görülür ancak remisyondaki hasta da görülebilir.
  • Bu nedenle cildiye konsültasyonu istenmelidir .

Diğer dermatolojik bulgular

• Sweet syndrome
• Orofacial granulomatosis
• Angular and aphthous stomatitis
• Acrodermatitis enteropathica
• Alopecia
• Metastatic Crohn disease
• Crohn disease of the vulva and penis
• Psoriasis

Oral lezyonlar

Aftöz ülserler

  • sıklıkla cilt ve eklem lezyonları ile beraber görülür .
  • herhangi bir gastrointestinal yakınma görülmeden başlayabilir.

göz tutulumu

  • Vakaların % 0.5-5 inde ve hastalık aktif iken görülür 
  • göz tutulumunda ana tedavi Chrone hastalığın tedavisine yöneliktir.
  • artmış göz içi basıncı ve konjuktivit
  • çocuklarda kortikosteroid kullanımına bağlı olarak görülebilir

episiklerit

  • tek yada çift gözde kızarıklık yanma ırrıtasyon 

anterior uveit

  • Ağrı görmede bulanıklık

Ürolojik tutulum

nephrolitiyaziz

  • yağ asitleri ve safra tuzu emilimi bozukluğunda diyetteki kalsiyum bunlara bağlanır. Serbest kalan oksalat bolca emildiğinden önce hiperoksalüri ardından oksalat taşları oluşur.

hidronefroz

  • inflamatuar veya apsenin üreterlere basması sonucunda oluşabilir.

diğer urolojik bulgular

  • enterovesikal fistül
  • reküren ıdrar yolu enfeksıyonu
  • pnömotüri

Hepatobiliyer tutulum

  • Serum aminotransferaz seviyelerinde yükselme 6 aydan daha uzun sürer ise ileri testler yapılmalıdır

Intrahepatik bulgular

  • Kronik aktif hepatit
  • Granulomatöz hepatit
  • amyloidosis
  • yağlı karaciğer
  • perikolanjit

Extrahepatik bulgular

  • Kolelitiyaziz – malabsorbsiyon nedeniyle safra tuz havuzunda değişiklikler olması nedeniyle oluşur .
  • Koledokolitiyaziz.

Primary sclerosing cholangitis

  • kolanjiokarsinom ve kolorektal kanser riskinde artışa sebep olur.
  • ülseratif kolit ile daha sıkı bağlantısı vardır.
  • Primer sklerozan kolanjit  olan vakaların %  5-10 unda Crohn hastalığı varken ,  Crohn hastalarının sadece yüzde 2’sinde  primer siklerozan kolanjit gelişir. 
  • Primer siklerozan kolanjit hastalığın aktivasyonu ile paralel değildir.

Tromboembolik hastalıklar 

  • Crohn hastalığında görülen trombositoz ,artmış plazma fibrinojeni , faktör 8 ve düşük antitrombin 3 seviyesi nedeniyle tromboembolik olaylara yatkınlık vardır
  • derin ven trombozu, pulmoner tromboemboli, nörovasküler olaylar  Crohn hastalığında 3 kat daha fazla görülür.
  • Tromboembolik olayları artıran immobilite,  cerrahi, steroid kullanımı,Venöz kateter kullanımı,sıgara,antıfosfolıpıd sendromu ve hiperhomosistinemi gibi diğer risk faktörleri de Crohn hastalığında daha sık rastlanmaktadır.

Diğer ekstra intestinal bulgular

metabolik Kemik Hastalıkları

  • osteopeni ve osteoporoz.

Hematologic bulgular

  • demir eksikliği anemisi,  vitamin B-12 eksikliği,  folate eksikliği anemisi , kronik hastalık anemisi, otoimmun hemolyitik anemi, trombositoz, GİS kanamaya bağlı anemiler ve  tromboz.

Genitouriner bulgular

  • Nefrolitiyaziz
  • obstrüktif uropati
  • glomerulonefrit
  • amyloidoz

Pulmoner bulgular

  • granulomatöz akciğer hastalığı
  • fibrosing alveolitis
  • pulmoner vaskülit

Kardiyovasküler bulgular

  • pericardit
  • myokardit
  • vaskülit

Malabsorption

  • protein-calorie malnutrisyonu
  • dehidratasyon
  • safra tuzu malabsorbsıyonu ve buna bağlı gelişen steatorrhea, yağda eriyen vitamin eksiklikleri , kolelitiyaziz , kalsiyum eksikliği, osteomalazi ,Osteoporoz
  • vitamin B12 eksikliği 

Crohn Hastalığı tanısı için testler nelerdir,  tanı, teşhis nasıl konur ?

Crohn hastalığının tanısı klinik, laboratuvar, patoloji ve radyolojik bulgular ışığı altında konur. Hastalığın tanısı öncelikle karın ağrısı, kanlı ishal olan kişilerde düşünülmelidir.

Endoskopik bulgular

Kolonoskopi

Tanıda en etkili metoddur. ileum ve kolon tutulumu vakaların yaklaşık %60 ında kolonoskopi inceleme alanındadır. endoskopi ile incelenir ve biyopsiler alınarak tanı konur.

Gastroskopi

Gastrintestinal sistemde tutulum olduğu düşünülen diğer bölgeler için örneğin mide de gastroskopi yapılabilir. Özellikle crohn hastalığı ve Ülseratif kolit ayırımında zorluk olanlarda veya mide şikayetleride olanlarda mideye endoskopi ile bakmak ve biyopsi almak uygun olur.

Laboratuar bulguları

CRP ve sedimantasyon

Hastalığın aktif dönemlerinde yüksek çıkabilir ancak normal olması hastalığın aktif olmadığını göstermez

Anemi

Crohn hastalığında görülen kansızlığın nedenleri arasında kronik inflamasyon, demir eksikliği, kronik kan kaybı, vitamin B12 veya folik asit eksikliği sayılabilir.

trombositoz

Crohn hastalığında artmış tromboembolinin sebeplerinden birisidir

Beyaz küre yüksekliği

kronik aktif  inflamasyon, steroid kullanımı ve apse gelişmesi durumunda görülebilir.

ASCA IgG, ASCA IgA ve p-ANCA

 Crohn hastalığının ücreti kolit hastalığında ayrılmasında bu testlerin faydası olabilir. Ancak her zaman karar verdirici olmayabilir. p-ANCA pozitif ve ASCA Ig G ve ASCA Ig A negatif iseler bu tablo hastada ülseratif kolit olduğunu destekler. Ayrıca p-ANCA testinin Crohn hastalığında da pozitif olduğunu akılda tutmak gerekir.

Emilim bozukluğuna bağlı değişen laboratuvar testleri

Hipoalbuminemi, vİtamın B12 ve vıtamın D eksıklerı, demir eksikliği, kanda ve idrarda oksalat yüksekliği, elektrolitler, geçici veya kronik Karaciğer enzim yüksekliği

Gaitada testleri

Dışkıda Beyaz küre, gizli kan testi, dışkı kültürü, dışkıda parazit ve yumurta incelemesi, dışkıda amip antigen tesi, dışkıda giardia antijen testi rutin olarak yapılmalıdır.

Antibiyotik kullanma öyküsü olan hastalarda Clostridium difficile toksin düzeyine bakılması gerekir.

Dışkıda kalprotektin hem ülseratif kolit hem de Crohn hastalığında yükselir. Bununla beraber bu testin diğer gastrointestinal enfeksiyonlarda ve kolorektal kanserde yüksek olabileceği akılda tutulmalıdır.

Dışkıda laktoferrin histolojik inflamasyon derecesi ile paralel olarak yükselir.

Hasta remısyonda ıken tekrar al evlenerek kliniğe başvurduğunda dışkıda amip antigen testi, crp, fekal kalprotektin düzeyleri tekrar bakılmaldır. Amip antijen testi pozitif olanlarda Entemeoba histolitica antikor testi de testlere eklenmelidir. Zira amip varken steroid tedavisi verilmesi amip diseminasyonuna sebep olabilir. Öncelikle amip tedavi edilmelidir.

Radyolojik bulgular

Baryumlu Barsak grafisi

Barsaklara makattan ilaçlı sıvı (baryum) verilerek çekilen barsak filmleridir.  Günümüzde BT enterografi ve MR enterografi çıktıktan sonra daha az kullanılmaktadır.

BT enterogragrafi, MR enterografi

Her iki testte duvar kalılığı abseve fistüülerde etkili tanı metodlarıdır.

MR enterografi radyasyonsuz yapılması ve pelvik bölgede ve perianal bölgede daha iyi görüntüler vermesi nedei ile  daha üstündür.

Enterokliziz

İnce  barsak mukozal detayı vermekte daha başarılıdır. ancak hasta toleransı açısından ve lümen dışı bilgi vermediğinden BT enterografi olmadığında tercih edilmelidir.

Kapsül endoskopi

Diğer metodlarla tanı konamayan ancak crohn hastalığı veya başka bir ice barsak sorunu düşünülen hastalarda faydalı olmaktadır.

Transrektal ultrason

perianal tutulum olan hastalarda ek bulgular verebilir.

Crohn Hastalığında ayırıcı tanılar nelerdir?

Ülseratif kolit

Ülseratif kolit (ÜK) klinik ve patolojik incelemede sıklıkla crohn hastalığının (CH) kolon tutulumu ile karışabilmektedir.  

    • Tutulum: ÜK makattan başlarak kalın barsağın baş tarafına doğru sürekli bir şekilde tutulum gösterir. CH ise atlayarak yama tarzı tutulum gösterir.
    • Duvar kalınlığı: CH barsak sisteminde tüm duvarı serozayıda etkileyecek şekilde tutar.  ÜK ise sadece mukozayı tutar.
    • CH da patolojide non kazeifiye granülom vardır. ÜK de yoktur
    • perianal fistül ve abseler CH da daha sık görülür.
    • Kanlı ishal ÜK da daah sık iken, CH da karın ağrısıa eşil eden ishaller daha sıkdır.
    • Obstrüksiyon CH da sık görülmektedir.

İntestinal Tüberküloz

İntestinal tüberkülozda ileoçekal valf bölgesini sıklıkla tutar bu bölgede kitle yapışıklık ve obstürksiyon yapar.  Alınan biyopsilerde garnülom görülebilir. Kazeifiye granülom görülebilirse tüberküloz tanısı öne çıkar. Ancak tüberkülozda olsa non-kazifiye  granülom görülebilir buda tabloyu daha da karıştırır. Alına doku örneklerinde tüberkülo PCR bakılması veya serolojik olarak T-spot testi veya quantiferon testi ayırıcı tanıya yardımcı olabilir. Bazen tüberküloz için deneme tedavisi vermek bazen ayırcı tanı son seçenek olabilir.

Ayırıcı tanıda diğer hastalıklar

  • Behςet hastalığı
  • Çölyak hastalığı
  • Irritabl barsak sendromu
  • Nonsteroidal anti-inflammatory drug (NSAID) enteropatisi 
  • Amebiyaziz
  • Apandisit
  • Bakteriyal gastroenteritler
  • Divertikülit
  • Giardiyaziz
  • İntestinal Karsinoid tümör
  • İskemi
  • Viral Gastroenteritler

Crohn hastalığında kullanılabilecek tedavi modaliteleri

Anti inflamatuvar ilaçlar

5-ASA preparatları

Hafif-orta Crohn hastalığında kullanılabilir ancak remisyon indüksiyonunda çok etkin olmadıkları düşünülür. İdame tedavisinde yerleri kabul edilmiş değildir. Ancak bununla birlikte hafif vakalarda sıklıkla idamede kullanılır. 

Sulfasalazine

Genel olarak kolon hastalığında kullanılır
İnce bağırsağa etkisi yoktur
steroid bir katkısı olmaz veya steroid koruyucu etkisi yoktur. 

Kortikosteroidler

Prednizolon

Enfeksiyon bulguları olmayan hastalarda Crohn hastalığının akut inflamasyon durumunda hastayı remisyona sokmak için oldukça başarılıdır.
Tedaviye başlamadan önce Karın içi apse olmadığından emin olmalıdır.

budenoside

Düşük riskli, hafif aktif olan crohn hastalarında ileum ve proksimal kolon tutulumu olan vakalarda ilk tercihtir. Karaciğerden yüksek ilk geçiş metabolizması vardır. Sistemik yan etkileri prednizolona göre daha azdır.

Budenoside 9 mg olarak başlanır 4 haftadan sora 3 mg olarak azlatırlır ve 12 haftada kesilir.

İmmunomodülatör ajanlar

azatiyoprin

6- merkaptopürin

Metotreksat

Azatiyopurin ve 6-MP yan etki veya tolerans nedeniyle kullanılamadığında metotreksat yanında günde 1 mg folik asit verilecek şekilde kullanılabilir.

 

Biyolojik ajanlar

infliximab, adalimumab, certolizumab pegol, natalizumab, vedolizumab, ustekinumab

Kök hücre tedavisi

Plazmaferez

Basamak yukarı (Step -up) tedavi

5-asa preparatlarından başlanarak immunomodülatörler ve daha sonra biyolojik tedavilere gerektikçe çıkılacak şekilde tedavinin verilmesine denir.

Basamak aşağı tedavisi ( Top- down)

Tedaviye biyolojik ajanlardan başlanıp vaka düzeldikçe İmmunomodülatör veya 5-asa preparatlarına inilmesine denir.
Basamak aşağı tedavisi bazı vakalarda tercih edilmelidir. Step- down tedavi düşünülmesi gereken grubun kötü prognostik özellikleri aşağıdadır.

  • Tanı anında genç yaşta olanlar
  • Perianal hastalık
  • Üst gastrointestinal sistem tutulumu
  • Birden fazla ekstra intestinal bulgusu olanlar
  • Sigara kullanımı
  • Fistülize hastalık

Crohn hastalığında İshalin medikal tedavisi

Crohn hastalığında ishalin sebepleri şunlar olabilir.

  • Aktif hastalığın kendisi
  • Clostridium difficile enfeksiyonu
  • Bakteriyel aşırı çoğalma
  • ileoçekal valf bütünlüğünün kaybı
  • Kısa bağırsak sendromu
  • Lâktaz eksikliği
  • Eşlik eden Çölyak hastalığı
  • irritabl bağırsak sendromu diyareli formu

Crohn hastalığının aktif inflamasyon döneminde toksik megakolon riski nedeni ile anti diyare ilaçları kullanılmaz.

Aktif inflamasyon olmadığı halde var olan kronik ishalin tedavisinde kullanılabilecek ilaçlar şunlardır.

  • Loperamide
  • Safra asidine bağlı ishallerde (Safra asit bağlayıcıları, cholestyramine veya colestipol)
  • Diphenoxylate artı atropine
  • Tincture of opium
  • Uzun segment bağırsak rezeksiyonu olan kişilerde Gelişen steatore için ( yağdan fakir diyet, orta zincirli yağ asitleri)
  • mesalamine

Aktif Crohn hastalığında diyet tedavisi

Bağırsakları istirahata alan diyet değişiklikleri aktif Crohn hastalığının tedavisinde yer alır.

parental ve Enteral Beslenme etkilidir.

Elemental Enteral besleme

  • Crohn hastalığının remisyon indüksiyonunda kortikosteroidler kadar etkili olduğu gösterilmiştir. Ayrıca mukozal iyileşmede daha başarılı bulunmuştur.
  • Ancak normal tedaviye geçildiğinde sıklıkla Relaps görülmektedir.
  • Enteral beslenmenin intestinal florayı değiştirerek, antijen yükünü azaltarak ve inflamatuar sitokinler seviyelerini azaltarak fayda ettiği düşünülmektedir.
  • Diyette fiber katkısı kısa zincirli yağ asitlerine dönüştüğünden ve bu da kolon mukozasının iyileşmesine yakıt sağlamasından dolayı kolonik tutulumda yer almalıdır.
  • Tıkayıcı belirtileri olan hastalarda ise düşük fiber tercih edilir.
  • İnce bağırsak tutulumu olan hastalarda laktoz intoleransı olabileceğinden süt ve süt ürünleri kısıtlanmalıdır.
  • Crohn hastalığında sadece kalsiyum emilimini den değil, steroid kullanımında, sitokinlerin osteoklastlar aktive etmesine bağlı kemik rezorpsiyonu olmasından dolayı da osteoporoz görülmektedir.
  • Enteral nütrisyon 6-8 hafta kadar sürdürülür merkezlerin büyük çoğunluğu polimerik formüller kullanırlar.
  • Geniş ileum rezeksiyonu olan hastalarda düşük yağlı diyet ve orta zincirli yağ asitleri kullanılmalıdır.

Total parenteral nütrisyon 

  • Total parenteral nütrisyon ( TPN ) kullanılabilir. Ameliyat öncesi aktif hastalarda, apsesi veya fistül olanlarda ve şiddetli malnütrisyon olan vakalarda kısa süreli kullanılabilir.
  • Klinik olarak kısa bağırsak sendromu gelişmiş, uzun segment ileum rezeksiyonu olan vakalarda uzun süreli TPN kullanılmak zorunda kalınabilir.

Tamam Crohn Hastalığı Biyolojik tedaviler

Anti-TNF ajan tedavisi

Kimler fayda görür

  • Orta ve şiddetli derecede yakınmaları olan Crohn hastaları
  • Aktif inflamasyon olan hastalar
  • Kortikosteroid bağımlısı olan ve azaltamayan olmayan hastalardaAlo

Anti-TNF monoterapi kimlerde önerilir.

  • 60 yaş üzeri olanlar da
  • thiopurine ilaçları kullanmak istemeyen genç hastalarda
  • Epstein Barr virus öyküsü olmayanlarda
  • artmış enfeksiyon veya malignensi riski olan kişilerde
 

Herhangi bir anti-TNF ajan tedavisi vermeden önce

  • Hastanın Mycobacterium tuberculosis açısından taranması gerekir.
  • Diğer dikkat edilecek hususlar
    • hepatit B virus taşıyıcılığı
    • Legionella ve Listeria enfeksıyon rıskı ,
    • hepatosplenic T-hücreli lenfoma . Nadiren adolesan ve genç erişkinlerde, 6-MP veya azathioprine ve TNF-α inhibitörleri birlikte kullanıldığında görülebilir.

Klinik cevap olarak anti-TNF Mono terapisi ile anti-TNF ajanları azatiyoprin gibi İmmunomodülatör ilaçlarla birlikte vererek yapılan tedaviler arasında fark yoktur.

Anti-TNF monoterapi de Anti TNF ilaçları  ve İmmunomodülatör ilaçları birlikte kullanılmasına göre daha fazla major ve minör yan etkiler görülmektedir . Dolayısıyla birleşim tedavi tercih edilmelidir.

İnfiliximab ( Remicade)

Tümör necrosis factor (TNF)-alpha ya karşı chimeric IgG 1 monoklonal antikordur.
Remisyon indüksiyon anda ve idamesinde kullanılabilir. İmmunmodülatör ilaçlarla birlikte peri anal fistül hastalıklarda tercih sebebidir. Kullanım esnasında bu ajana karşı antikorlar gelişebilir. Bu durum ilacın etkinliğinin azalamasına veya kaybolmasına neden olabilir. Antikor gelişimini azaltmak için azotihiopurin veya 6-MPile beraber kullanılması daha çok önerilir.

Dozaj: 5 mg/kg IV başlangıçta, ikinci haftada ve altıncı haftada verilir. daha sonra her 8 haftada bir intravenöz olarak verilmeye devam eder.  

Yan etkiler: Lupus like syndrome, multiple sclerosis, psoriasiform rash, and opportunistic or fungal infections (eg, Pneumocystis jiroveci pneumonia or histoplasmosis).

Adalimumab ( Humira)

Tümör necrosis factor (TNF)-alpha ya karşı rekombinant IgG 1 monoklonal antikordur. Sübkütan enjeksiyon şeklinde kullanılır. infliximab a göre daha az immunojeniktir. 

Dozaj: Yükleme dozu sübkütan olaran başlandıçta 160 mg , ikinci haftada 80 mg ve daha sonra 2 haftada bir 40 mg dır. 

Certolizumab pegol( Cimzia)

PEG eklenmiş humanized monoklonal antikor Fab fragmanıdır, TNF alfayı nötralize eder. PEG ilacın yarılanma ömrünü uzatır ve imunogenic etkiyi azalttığı düşünülmektedir. 

Her ne kadar Remisyon indüksiyonunda da faydalı olduğu düşünülse de genel olarak infliximab ve adalilumab kullanan hastalarda etki kaybolduğunda ikinci seçenek ilaç olarak kullanılır.

Dozaj: 

Vedolizumab (Entyvio)

Bir anti – integrin ajandır. ülseratif kolit ve Crohn hastalığı için onaylanmıştır.Özgül olduğu madde Özgül olduğu α4β7 integrindir.

Natalizumabı ın aksine beyindeki integrine karşı oluşmuş bir antikor değildir. dolayısıla natalizumab da görülebilen JC virüsüne bağlı progressive multifocal leukoencephalopathy (PML)  yanetkisi beklenmez.

Dozaj: 300 mg IV at week 0 and 2

Ustekinumab (Stelara)

Bu ilaç bir anti-interleukin 12/23 antikorudur . FDA tarafından 2019 yılında ülseratif kolit için onaylanmıştır. Diğer ilaçların denendiği ve fayda görülmeyen vakalarda olduğu gibi naive hastalarda da kullanılabilir. İndüksiyon da başlangıç dozu 6 mg/kg subkutan olarak verilebilir. İdame dozu ise 8 haftada bir 90 miligram subkutan uygulamadır.

Crohn Hastalığında perianal ve diğer fistüllerin tedavisi

  • Crohn hastalığında ileoileal, ileocecal, ileosigmoid, enterovesikal, rektovajinal, enterokütanöz, kologastrik, ve koloduodenal fistüller görülebilir.
  • Fistüllerin tedavisinde ilaçlar, cerrahi metotlarla tedavi ve bazen de takip tedavisi yapılabilir.
  • Fistüllü hastalarda aşağıdaki yakınları görebilirsiniz .
      • Açıklanamayan ishal
      • Karın ağrısı
      • Apse gelişimi
  • Genel olarak fistül hastalarında sistemik sepsis görülmez. Ancak apse gelişimi eşlik ediyor ise bu durumda geniş spektrumlu antibiyotikler ve drenaj ile tedavisi yapılmalıdır. Bu tedavi ile septik durum geçmez ise hasta bağırsağın çıkarılması gerekebilir.

İlaç tedavisi

  • Oral metronidazole ve ciprofloxacin kullanılabilir. Antibiyotikler yanında anti-TNF-alfa ajanları ve veya azathioprine/6-MP kullanılmaktadır.
  • Endoskopik ultrason, magnetic resonance imaging (MRI), veya her ikisi birden fistüllerin özellikle perianal fistüllerin anatomik tanımlanmasında ve tedavinin monitörizasyonunda kullanılan testlerdir.

Ülseratif kolit hastaları gebe kalmasında mahsur varmıdır?

Ülseratif kolitin seyirin gebeliğin oluştuğu andaki aktiviteye bağlı olduğu kabul edilir. Yani gebelik oluştuğunda aktivasyon var ise hastalık aktif olarak devam edecektir. Hastalık remisyonda ise gebelik boyunca sakin olarak devam edecektir kabul edilir. Dolayısıyla gebelik planlı ise hamile kalma döneminde hastalığın remisyonda olmasını sağlamaya çalışmak uygun olacaktır.

Ülseratif kolit ve gebelikte kullanılan ilaçlar

Ülseratif kolit ilaçlarının birçoğu gebelikte ve emzirme de güvenle kullanılabilir. Güvenli olarak kullanılabilecek veya Kullanıma devam edilebilecek olan ilaçlar şunlardır :

  • metronidazol – Kategori B
  • 5-ASA preparatları – Asacol deki katkı maddesinden dolayı önerilmez aynı içerikli diğer ilaçlarda sorun yoktur. 
  • azotyopurin
  • siklosporin 
  • biyolojik ajanlar – bazı ilaçlarda doğum sonrası canlı aşağıda dikkat etmek gerekir.  
  • kortikosteroidler-  Belli bir dozu aşmamak  kaydıyla ve mümkünse 12 haftadan sonra kullanılması önerilir.

Güvensiz olanlar:

  • metotreksat
  • rifaksimin  

Ülseratif kolit olan gebe hastalarda, gebelik planlayanlarda ve emzirenlerde ilaç tedavisinin detaylı anlatımını ” Ülseratif kolit ilaçlarının gebelikte ve emzirmede kullanımı ” yazımızda okuyabilirsiniz.

remisyon

aktif hastalığın yatışması

relaps

hastalığının yatışmış halden tekrar alevlenmesi

remisyon indüksiyonu

Hastalığın ilk yatıştırılmasını sağlamak için yapılan çaba

Abone olunuz
Bildir
guest
0 YORUM ve SORULAR
Inline Feedbacks
View all comments
Scroll to Top